Geçtiğimiz aylarda bir konu üzerinde akademik alanda çalışan bir arkadaşımla mesajlaşırken konu matematiğin bilim olup olmadığına geldi. Ben ise matematiğin bir bilim olduğu iddiasında bulundum. Peki neden bana göre matematik bir bilimdir?

Öncelikle bilim nedir? onu açıklamaya çalışayım. Bilim, herhangi bir durumda bir takım zihinsel ve uygulamayla ilgili işlemlerle beraber bir araya gelmiş doğru bilgiler bütünüdür. Bu bağlamda Ahmet Arslan Hocanın Felsefeye Giriş (bilimle uğraşan ya da uğraşacak herkese öneririm) kitabında belirttiği üzere bilim özelliklerine baktığımızda;

  • Sürekli ilerleme eğilimindedir
  • Tarih boyunca birikerek artar
  • Herkese açık yani toplumsaldır
  • Nesneldir
  • Sürekli değişme, gelişme, ilerleme içinde dinamiktir. Bir zamanda olup bitecek şekilde statik değildir
  • Her zaman geçicidir, sürekli yeni bilgiye yerini bırakır
  • Başka bilgiler ile tutarlı ve ilişkilidir
  • Bazı bilim dallarında zor olmasına rağmen gelecek hakkında fikirler sunar

Bu özellikler bağlamında şimdi matematiği değerlendirelim. Matematik bilimsel bir alandır ve bu nedenle matematikçiler de bilim camiasının yaptığı gibi çalışır. Yani birbirlerinin çalışmalarını geliştirir ve disiplini ileriye taşıyacak şekilde davranırlar. Aynı zamanda, eğer kişi matematiği doğal dünyanın yapısı gibi görürse, o zaman tüm matematiksel araştırmaları doğal dünyayı açıklamayı hedefliyor olarak görülebilir. Yani ona göre bilim yapıyordur. Matematiksel fikirler genellikle tümdengelimli kanıtlara dayalı olarak kabul edilirken, diğer bilimlerdeki fikirler genellikle fikri destekleyen birçok farklı gözlemin birikimine dayalı olarak kabul edilir, Evet. Ancak matematikçiler, sayıların nasıl çalıştığına dair belirli temel ilkeleri kabul eder ve daha sonra bu temel fikirlere dayanarak başka hangi fikirlerin doğru olması gerektiğini kanıtlamak için mantığı kullanabilir. Bununla birlikte 1909’da matematikçi David Hilbert, modern fiziğin temel teorilerinden biri olan kuantum mekaniğini resmileştirmek için 10 yıldan fazladır kullanılan sonsuz boyutlu uzayları incelemek için matematiksel araçlar geliştirmeye çalıştı. Ayrıca matematikçiler çalışmalarını diğer çalışmalara göre inşa ederler, bunları başkalarıyla paylaşırlar, soru sorarlar ve bunları tutarlı şekilde yaparlar.

Fizik, kimya, biyoloji gibi doğa bilimleri ya da psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi insani, sosyal, kültür bilimleri insanın deneyimlediği, ampirik veriler toplayarak olguları açıklamaya çalıştığı bir bilim perspektifiyle ele alır. Bu anlamda matematiğin diğer özelliklerinin biliminkilerle uyumlu olup olmadığı, kişinin felsefi taahhütlerine bağlıdır. Ki yaptığımız tanımla birlikte bahsettiğimiz bilimin özellikleriyle genel anlamda uyumluluk gösterirken neden matematik de bir bilim olmasın?

Bugün halen doğa bilimleri ile sosyal bilimler ya da insani bilimler arasında bile böyle bir tartışma varken kalkıp matematiğin bilim olarak değerlendirilmesi evet biraz zor. Ancak başta dediğim gibi ben matematiği bilim olarak değerlendiriyorum, sizi bilmem 🙂

Not: Kapaktaki fotoğraf Akdeniz Üniversitesi Demre Meslek Yüksekokulundaki odamdan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s